Sanal Hogwarts Gezisine Ne Dersiniz?Hogwarts Cadıcılık ve Büyücülük Okulu sizlere Kapılarını Açıyor...
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Daisy Cheers

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Daisy Cheers



Mesaj Sayısı : 108
Kayıt tarihi : 27/02/10
Yaş : 23
Lakap : Ne istersen onu de :D

Rpg Puanı
Rpg Gücü:
85/100  (85/100)
Galleon:
15/10000  (15/10000)

MesajKonu: Daisy Cheers   C.tesi Şub. 27, 2010 11:44 pm

Ortalık kararmıştı, koskoca ormanda yalnızdım. Sonbahardaydık, hava serindi. Koşu ayakkabılarımla çıkmıştım evden, ama koşacak halim yoktu. Yerdeki yaprakların çıkardığı seslerden başka ne ses vardı ne de etrafta bir ışık. Annem burada olsa onun boynuna sarılıp saatlerce ağlayabilirdim. Özlemim olabildiğine büyük, umutlarım gecenin karanlığı gibi karanlıktı.
Tek sorunum annem olsaydı keşke, ölümü bu kadar içimi yakarken; Alpear’in beni terk edişi, ona bu kadar âşıkken gidişine anlam veremiyordum. Veda ederken söyledikleri unutulmayacak kadar acıydı, her zaman buluştuğumuz yerdeydik ve etraf olabildiğine üzgündü. Sağ tarafımda koca bir deniz, sol tarafımda koca şehir vardı, gözlerinin içine bakarken arkada çalan müzik ortama oldukça kötü bir hava katıyordu, hatırladığım kadarıyla şöyleydi;
“Goodbye my lover.
Goodbye my friend.
You have been the one.
You have been the one for me
I'm so hollow, baby, I'm so hollow.
I'm so, I'm so, I'm so hollow”

Her şey anlatıyordu ayrılığı, gözlerin acı acı bakıyordu gözlerime; darmadağın bir haldeydi, aynaya baktığını sanmıyorum, saçları karışmıştı ve ilk buluşmamızda giydiği t-shirt vardı, üstünde “P.S.I Love You” yazıyordu, evet bu söze bayılıyordum, doğum gününde aldığım atkıyı takmıştı, özel bir atkıydı o, her şey özenle seçilmişti. Son sözleri benzersizdi sanki
“Daisy’m Seni Seviyorum
Bana bir söz ver, bir tek damla gözyaşı bile dökmeyeceksin…
Seni hep seveceğim…
Beni hiç unutma, hiçbir zaman seni bırakmayacağım”

O anda da şimdi de sözümü tutamadım, gözyaşlarıma engel olamadım, hiçbir zaman. Ama onu hiç unutmadım, tam iki yıldır yüzünü hiç görmedim; giderken ayrılığı almamıştı bir kere ağzına, zeki olduğumu söylerdi hep anladığımı biliyordu. Beni öptü ve gitti, ağlıyordu, benim gibi. Elime bir kâğıt tutuşturmuştu. Yazan kelimeler küçük ama anlamlıydı;
“Seni Seviyorum Daisy’m”
Hıçkırıklarım yükseliyordu. Elimde kâğıt gidişine bakıyordum. Arkasından bağırdım, yapabileceğim tek şeydi. Gitmesi gerekmese gitmeyeceğini biliyordum, beni sevdiğine ve geri döneceğine emindim, ağzımdan bir tek bu kelimeler çıkabildi;
“Bende seni seviyorum, bende, bekleyeceğim…”
Onu unutmayacağımı biliyordum, evet, o da biliyordu. Etraf iyice kararmıştı artık gözyaşlarımı silip eve gitsem iyi olacaktı. Adımlarımı hızlandırmaya başladım. Aniden bir ses duydum o da neydi sağ tarafımdan hızla geçen bir şey, hiçbir insan o kadar hızlı olamazdı. Yüksek sesle bağırdım;
“ Kim var orda? ”
Evet, şimdi arkamdaydı hızına yetişemiyordum.
“ Hey, siz bir an önce ortaya çıkın.”
Aman tanrım gözlerime inanamıyordum. Yaklaşık üç metre olmalıydı, kocaman gözleri vardı. Burnu yoktu, ağzı ve dişleri kafasının yarısını kaplıyor olmalıydı ve arkasında kanatları vardı, dört tane parmağı vardı galiba, omzuma dokunuyordu. Kokusu, hastanelerin o iğrenç kokusu gibiydi, değişikti, yaralı gibiydi. Onu incelediğimi fark etmiş olmalıydı gözlerinde acı var gibiydi, bir an önce yapması gerekeni yapıp gitmek istiyordu, bu sırada boğuk sesini duydum;
-Daisy Cheers?
-Evet, benim bay… ?
-Worn
-Evet, Bay Worn
-Benimle gelmelisiniz
-Ne için?
-Ben bilmiyorum, yapmam gereken sizi götürmek, benimle gelin, güvendesiniz.
Pelerini açmıştı ve sanki oraya girmemi istiyordu, evet benden o pis koku kaynağına sarılmamı bekliyordu. İçimden, evet buna ihtiyacım var, dedim. Ve o saniye o pelerinin içine girdim, o yaratığı gören eminim çoktan kaçmıştı. İçimdeki cesarete kendim bile şaşırıyorum bazen.
Gözlerimi açtığımda ormanın başka bir yerinde olduğumuzu hissettim, sarıldığım andan sadece bir saniye geçmiş olmalıydı bu hız imkânsızdı, bilim de bile böyle bir hız yoktu ki eğer olsaydı ışınlanma diye bir şey olurdu. Ne diyordum ben, öyleydi işte ışınlanmıştım, kendimi bir film içinde hissettim böyle filmleri çok izlemiştim. Ama gerçekte olabileceğini hiç sanmıyordum. Kusmak üzereydim, yanımdaki yaratığa soru sormaya hazırlanırken, kafamı kaldırdım ve gözlerime inanamadım, bu gerçek olamazdı, gözyaşlarıma engel olamadım…


En son Daisy Cheers tarafından Paz Şub. 28, 2010 1:27 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ralević William Nyqaax

Ralević William Nyqaax

Mesaj Sayısı : 119
Kayıt tarihi : 24/02/10
Yaş : 24
Nerden : İngiltere
Lakap : Hızı Çoçuk..xD

Rpg Puanı
Rpg Gücü:
100/100  (100/100)
Galleon:
10000/10000  (10000/10000)

MesajKonu: Geri: Daisy Cheers   C.tesi Şub. 27, 2010 11:47 pm

Puan:70* Tebrikler..

_________________



“Yasamak,bir agaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine “
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://sihirliasa.yetkinforum.com
 
Daisy Cheers
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık Ve Büyücülük Okulu :: Kurallar-Durular-İsterler-Öneriler-Bina Puanları :: Hogwarts Tarihi-
Buraya geçin: